# Skuamöz Hücreli Karsinom: Tanı ve Tedavi 2026
Skuamöz hücreli karsinom (SHK), bazal hücreli karsinomdan sonra en sık görülen ikinci cilt kanseri türüdür. Epidermisin orta ve üst tabakalarındaki keratinositlerden köken alan bu tümör, bazal hücreli karsinoma kıyasla daha agresif bir seyir gösterebilir ve metastaz potansiyeli taşır. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi yaşamsal önem arz eder.
Skuamöz Hücreli Karsinom Nedir?
Skuamöz hücreli karsinom, cildin yassı epitel hücrelerinden gelişen malign bir neoplazmdır. Genellikle güneşe kronik olarak maruz kalan bölgelerde ortaya çıkar. Yüz, el sırtları, kulak kepçesi, alt dudak ve kel saçlı deri en sık tutulan bölgeler arasındadır. Bazal hücreli karsinomdan farklı olarak SHK, bölgesel lenf düğümlerine ve uzak organlara yayılma kapasitesine sahiptir.
Risk Faktörleri ve Prekanseröz Lezyonlar
Kronik UV maruziyeti en temel risk faktörüdür. Açık cilt tipi, ileri yaş, erkek cinsiyet ve immünosüpresyon riski önemli ölçüde artırır. Organ nakli hastaları genel popülasyona göre altmış ila yüz kat daha fazla SHK geliştirme riskiyle karşı karşıyadır.
Aktinik keratoz, SHK için en iyi bilinen prekanseröz lezyondur. Güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkan bu kaba, pullu lezyonların bir kısmı zaman içinde invaziv SHK'ye dönüşebilir. Bowen hastalığı olarak bilinen in situ SHK ise tam kalınlıklı epidermal displazi gösteren ancak henüz dermisi invaze etmemiş bir evredir.
Kronik yaralar, yanık skarları, radyodermatit alanları ve bazı kronik enflamatuar durumlar da SHK gelişimi için zemin hazırlayabilir. Human papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu, özellikle genital ve periungual bölgelerde SHK riskini artıran bir diğer etkendir.
Klinik Bulgular
Skuamöz hücreli karsinom tipik olarak sert, keratotik yüzeyli, kırmızımsı bir nodül veya plak olarak ortaya çıkar. Lezyon üzerinde ülserasyon, kabuklanma ve kanama görülebilir. Hızlı büyüme, hassasiyet ve çevre dokuya yapışıklık agresif davranışın göstergeleridir.
Dudak SHK'si özellikle dikkat gerektirir. Alt dudakta iyileşmeyen çatlak veya yara şeklinde başlayabilir ve metastaz oranı diğer bölgelere göre daha yüksektir. Kulak ve şakak bölgesindeki lezyonlar da yüksek riskli kabul edilir.
Tanı Süreci
Klinik şüphe durumunda dermoskopik değerlendirme yapılır. Dermoskopide beyaz yapısız alanlar, polimorf vasküler paternler ve keratin kütleleri SHK'yi düşündüren bulgulardır. Kesin tanı doku biyopsisi ile konulur. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde tümörün diferansiasyon derecesi, invazyon derinliği ve perinöral invazyon varlığı prognostik açıdan değerlendirilir.
Yüksek riskli lezyonlarda bölgesel lenf nodu değerlendirmesi için ultrasonografi ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır. Sentinel lenf nodu biyopsisi belirli vakalarda evreleme amacıyla uygulanabilir.
Güncel Tedavi Protokolleri
Cerrahi eksizyon primer tedavi yöntemidir. Tümörün risk profiline göre uygun cerrahi sınırlar belirlenir. Düşük riskli tümörlerde dört ila altı milimetrelik cerrahi sınır yeterli görülürken, yüksek riskli lezyonlarda daha geniş sınırlar veya Mohs mikrografik cerrahi tercih edilir.
Mohs cerrahisi, özellikle yüz bölgesinde ve yüksek riskli tümörlerde altın standart olarak kabul edilmektedir. Bu teknik, cerrahi sınırların mikroskobik olarak kontrol edilmesine olanak tanıyarak hem tam tümör çıkarımını hem de maksimum doku korunmasını sağlar.
Radyoterapi cerrahi uygulanamayan hastalarda veya adjuvan tedavi olarak kullanılabilir. Metastatik SHK'de immünoterapi ajanları, özellikle PD-1 inhibitörleri, 2026 yılında tedavi protokollerinde önemli bir yer edinmiştir. Cemiplimab ve pembrolizumab ileri evre SHK tedavisinde onaylı seçenekler arasındadır.
Prognoz ve Takip
Erken evre SHK'de beş yıllık sağkalım oranı oldukça yüksektir. Ancak yüksek riskli özelliklere sahip tümörlerde nüks ve metastaz riski artmaktadır. Tedavi sonrası düzenli klinik takip, yeni lezyon gelişiminin erken tespiti ve hastaların güneşten korunma konusunda bilinçlendirilmesi tedavinin ayrılmaz parçalarıdır.